Microsoft’da 13. Gün

Her gün final gününe biraz yaklaşmakla beraber içimi biraz hüzün kaplıyor. Final zamanı da yaklaştığı için projenin yetiştirmeye çalışıyoruz. Projem şuan da çalışıyor ama tasarımsal değişiklikler ve bir kaç özellik daha entegre etmem gerekiyor. Sabah saatlerinde yine ofiste oldum. Biraz erken geliyorum ki önlerden yer tutayım. Klasikleşmiş simitlerimizi yedik. Kahvemi içip 5 saat uyuduğum uykumu açmaya çalıştım. Sabah ki sunum için Etohum’un kurucusu Burak Büyükdemir  geldi. Herkesin bir girişimi olduğu için bizi çok yakından ilgilendiren bir sunum gerçekleşti. Ülkemizde ve Amerika’da girişimlere verilen değer karşılaştırılması yapıp kendi kurduğu şirkette neler yaptıklarını anlattı. Bir girişimin başarılı olabilmesi için hangi yollardan geçmesi gerektiğinden , nerelerde neler yapmasından söz etti. Sunumundan sonra Etohuma bizde teklif gönderdik ve ön değerlendirmeden geçtik. Kendileri çok yardımcı olduklarını söylediler girişimlere. Bence en azından projeniz fikir aşamasında bile olsa gidin bi sohbet edin. Emin olun size çok faydası olacaktır. Sunum için Burak Büyükdemir‘e çok teşekkür ederiz.

Akılda kalan bazı sözleri ;

  • “Eğer bir fikriniz yoksa başlayamazsınız! Fikriniz olacak ve nereye gideceğinizi bileceksiniz!”
  • “Hiçbir rüzgar, yönünü bilmeyen kaptana yardımcı olamaz!”

 

Bugünün eğitimcisi inanılmaz sevilen 2 yerde MVP’liği bulunan tam bir centilmen , tam bir yazılım ustası Engin Polat vardı. Bu işi ne kadar severek yaptığını dersler esnasında görebilirsiniz. Sunumlarını o kadar eğlenceli yapıyor ki tek bir anını bile kaçırmak istemiyoruz. Bugün ki sunumunun konusu Unity 3D’di. Daha önce proje sunumların da dinlemiş olduğum ve benim de çok hoşuma giden bir kaç proje vardı. Bende zevk olsun diye uğraşacaktım. Tam da denk geldi ve ders başladı. İlk önce bize Unity’nin hangi sürümünü kullanmamız gerektiğini söyledi ve ardından 3D proje açtık. Burada 3 boyutlu cisimlerle nesneler oluşturmaya başladık. Örnek açısında iki dikdörtgen bir silindirden bir tank yamaya çalıştık ve aslında hafif de olsa tanka benzedi. Sonrasında yer küreyi işin içine katabilme için terrain.party ile haritadan bir yer seçip bu yerin şeklini dünyamıza entegre edebiliyoruz. Yer küreyi de hallettikten sonra geriye hareket alanı koymak kaldı. Bunların hepsini çok güzel bir şekil de anlattı. Eğer size bir oyun yapmak istiyorsanız. Engin Polat‘ın derslerini kesinlikle izlemenizi öneriyorum.

 

Öğleden sonra ki eğitimde ise Barış Ceviz  geldi ve bize HoloLens’i tanıttı. Microsoft’un yapmış olduğu bu gözlüğü benim anlatmam yetmez . Yazının bulunması ateşin , tekerin bulunması neyse günümüzün devrimi de bu gözlük. Kesinlikle youtube dan bir kaç videosunu izleyin ve ne demek istediğimi anlayacaksınız. Belki de artık hiç bir elektronik cihaza gerek kalmayacak. Bu teknoloji cidden kelimelerle tarif edilmez . Bir kaç videosunu kesinlikle izleyin.

Akşam ki sunum ise Marka ve İletişim Danışmanı olan Meltem Çakır’ın Duygusal Markalaşma adlı sunumuydu. Amerika’nın çok zor zamanlar geçirdiği dönemde Verizon’la insanların kalbine dokunarak sadece reklam değil , umutsuzluğa kapılmış mutsuz insanları da kendine getirmeyi amaçlamış bir reklam yayınlayarak çok güzel işler yaptığından bahsetti. Aslında reklamların televizyonlar da çıkan hiç bir şeye benzemeyen sadece zaman kaybı olan görüntülerden oluşmadığını, bazen yapacağınız çok ufak bir hareketin onlarca televizyon kanalında yayınlanan reklamdan daha çok etki edebileceğinden bahsetti. Aslında her işi bu şekilde yaparsak çok daha başarılı insanlar olabileceğimiz anlattı. Kendisine bu sunum için çok teşekkür ediyoruz.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.